Siyasette Koltuklar Gelir Geçer, Karakter ve Vefa Baki Kalır.
Siyaset; makam peşinde koşmak, kapı kapı pazarlık yapmak ya da günübirlik ikballer uğruna ilke değiştirmek değildir.
Siyaset, bir meseleye inanmak, bir değer uğruna bedel ödemeyi göze almak ve en zor zamanda bile yol arkadaşının yanında dimdik durabilmektir.
Bugün geldiğimiz noktada Tuzla’da yaşananları büyük bir üzüntü, ancak bir o kadar da ibretle izliyorum.
2024 yerel seçim sürecinde; Tuzla’mızda yıllarca alanda verdiğimiz emeğin, Türkiye’yi karış karış gezerek edindiğimiz yerel yönetim tecrübesinin ve İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile omuz omuza yürüttüğümüz çalışmaların sorumluluğuyla aday adayı oldum.
Günün şartlarında yola çıkarken ve yıllarca yol yürürken verilen sözler unutularak, arkadan dönen dolaplarla adaylık bana değil, bugün o makamda oturan eski yol arkadaşımıza nasip oldu. Ancak biz hiçbir zaman partimize ve bu kararda etkili olan kişilere küsmedik. Unvan almadık diye yolumuzdan dönmedik. Pazarlık yapmadık, kırgınlığımızı bir ikbal arayışına dönüştürmedik.
Çünkü bizim derdimiz kişisel kariyerler değil; Tuzla’nın, İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceğiydi. Yıllarca sokak sokak ördüğümüz mücadeleye, Ekrem Başkanımızın vizyonuna ve Cumhuriyet Halk Partisi bayrağına sadık kaldık.
32 yıl sonra Tuzla’da elde edilen tarihi zafer, tek bir kişinin şahsi başarısı değil; bu örgüte gönül veren adsız kahramanların, gece gündüz çalışan örgüt emekçilerinin ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da yarattığı büyük değişim iradesinin eseridir.
Maalesef son durum Tuzla Halkının İradesine Yapılan İhanettir.
Ne var ki; o gün koltuğa oturanlar, geçen 2.5 yıllık zaman zarfında Tuzla’da AKP’nin eski yönetim anlayışıyla iş tutmayı, muhalefetin hakkını savunan partililerimizi değil eski düzenin aktörlerini öne çıkarmayı tercih ettiler. Bugün ise çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıyayız.
Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere birçok yol arkadaşımızın haksızca tutuklandığı, baba ocağı partimizin kayyum gerçeği ile yüzleştiği, belediye başkanlarımızın zindanları göze alıp teslim olmadığı şu zor günlerde; sığınacak limanı AKP’ye geçmekte arayanları, geçerken de İBB’yi ve Sayın İmamoğlu’nu hedef alanları tarih affetmeyecektir.
Bu yapılan; sadece bir siyasi saf değiştirme değil, Tuzla halkının helal oylarına, CHP örgütünün dökülen alın terine ve haksızlığa karşı direnen yol arkadaşlarımıza yapılmış açık bir ihanettir.
Siyasette bazıları koltuk buldukça güçlendiğini sanır; oysa o koltuğu korumak için ilkelerinden vazgeçtiği an tükenir. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında haksızlığa uğrayan, kayyum ve tutuklanma baskılarına rağmen başını eğmeyen tüm yol arkadaşlarımızın ve Silivri’de dik duran İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun yanındayız.
Bugün bu acı tablonun karşısında, derin bir mahcubiyetle bir özür borcumuz va
Tuzla’nın son CHP’li Başkanı Ahmet Kılıç’tan, Tekin Ağırman Başkanımızdan, kadın kolu eski başkanımız Nuray Batuk’tan, İsfendiyar Yıldız abimizden, Hasan Duman kardeşimizden ve görevi başında vefat eden birim başkanımız Murat Martin’den özür diliyoruz.
İsimlerini tek tek sayamadığımız, bu uğurda yıllarını veren isimsiz yüzlerce örgüt emekçimizden özür diliyoruz.
Ve en çok da; bize inanan, sırf “Partimizin kararıdır” diyerek içindeki kırgınlığa rağmen omuz omuza çalışan, sandığa gidip partisine sahip çıkan ama bugün emanetine ihanet edilen tüm Tuzlalı hemşehrilerimize mahçup olmuş durumdayız.
Ancak umutsuzluğa kapılacak, yas tutacak vaktimiz yok. Tuzla’yı şahsi menfaatlere peşkeş çekilen bu karanlık zihniyetten, kapıdan kovup bacadan girmeye çalışan AKP düzeninden bir kez daha kurtarmak hepimizin boynunun borcudur.
Seçmenimize ve vatandaşlarımıza olan bu büyük borcumuzu ödemek için kollarımızı bugünden tezi yok sıvıyoruz.
Teslim olanlara, ilk virajda yoldan sapanlara inat; daha kararlı, daha güçlü ve daha inançlı bir şekilde, yeniden başlıyoruz.
Tuzla’nın iradesine, örgütümüzün emeğine ve yol arkadaşlarımıza yapılan haksızlığa dair kamuoyuna:
Siyasette Koltuklar Gelir Geçer,
Karakter ve Vefa Baki Kalır.
Siyaset; makam peşinde koşmak, kapı kapı pazarlık yapmak ya da günübirlik ikballer uğruna ilke değiştirmek değildir.
Siyaset, bir meseleye inanmak, bir değer uğruna bedel ödemeyi göze almak ve en zor zamanda bile yol arkadaşının yanında dimdik durabilmektir.
Bugün geldiğimiz noktada Tuzla’da yaşananları büyük bir üzüntü, ancak bir o kadar da ibretle izliyorum.
2024 yerel seçim sürecinde; Tuzla’mızda yıllarca alanda verdiğimiz emeğin, Türkiye’yi karış karış gezerek edindiğimiz yerel yönetim tecrübesinin ve İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile omuz omuza yürüttüğümüz çalışmaların sorumluluğuyla aday adayı oldum.
Günün şartlarında yola çıkarken ve yıllarca yol yürürken verilen sözler unutularak, arkadan dönen dolaplarla adaylık bana değil, bugün o makamda oturan eski yol arkadaşımıza nasip oldu. Ancak biz hiçbir zaman partimize ve bu kararda etkili olan kişilere küsmedik. Unvan almadık diye yolumuzdan dönmedik. Pazarlık yapmadık, kırgınlığımızı bir ikbal arayışına dönüştürmedik.
Çünkü bizim derdimiz kişisel kariyerler değil; Tuzla’nın, İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceğiydi. Yıllarca sokak sokak ördüğümüz mücadeleye, Ekrem Başkanımızın vizyonuna ve Cumhuriyet Halk Partisi bayrağına sadık kaldık.
32 yıl sonra Tuzla’da elde edilen tarihi zafer, tek bir kişinin şahsi başarısı değil; bu örgüte gönül veren adsız kahramanların, gece gündüz çalışan örgüt emekçilerinin ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da yarattığı büyük değişim iradesinin eseridir.
Maalesef son durum Tuzla Halkının İradesine Yapılan İhanettir.
Ne var ki; o gün koltuğa oturanlar, geçen 2.5 yıllık zaman zarfında Tuzla’da AKP’nin eski yönetim anlayışıyla iş tutmayı, muhalefetin hakkını savunan partililerimizi değil eski düzenin aktörlerini öne çıkarmayı tercih ettiler. Bugün ise çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıyayız.
Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere birçok yol arkadaşımızın haksızca tutuklandığı, baba ocağı partimizin kayyum gerçeği ile yüzleştiği, belediye başkanlarımızın zindanları göze alıp teslim olmadığı şu zor günlerde; sığınacak limanı AKP’ye geçmekte arayanları, geçerken de İBB’yi ve Sayın İmamoğlu’nu hedef alanları tarih affetmeyecektir.
Bu yapılan; sadece bir siyasi saf değiştirme değil, Tuzla halkının helal oylarına, CHP örgütünün dökülen alın terine ve haksızlığa karşı direnen yol arkadaşlarımıza yapılmış açık bir ihanettir.
Siyasette bazıları koltuk buldukça güçlendiğini sanır; oysa o koltuğu korumak için ilkelerinden vazgeçtiği an tükenir. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında haksızlığa uğrayan, kayyum ve tutuklanma baskılarına rağmen başını eğmeyen tüm yol arkadaşlarımızın ve Silivri’de dik duran İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun yanındayız.
Bugün bu acı tablonun karşısında,
derin bir mahcubiyetle bir özür
borcumuz va
Tuzla’nın son CHP’li Başkanı Ahmet Kılıç’tan, Tekin Ağırman Başkanımızdan, kadın kolu eski başkanımız Nuray Batuk’tan, İsfendiyar Yıldız abimizden, Hasan Duman kardeşimizden ve görevi başında vefat eden birim başkanımız Murat Martin’den özür diliyoruz.
İsimlerini tek tek sayamadığımız, bu uğurda yıllarını veren isimsiz yüzlerce örgüt emekçimizden özür diliyoruz.
Ve en çok da; bize inanan, sırf “Partimizin kararıdır” diyerek içindeki kırgınlığa rağmen omuz omuza çalışan, sandığa gidip partisine sahip çıkan ama bugün emanetine ihanet edilen tüm Tuzlalı hemşehrilerimize mahçup olmuş durumdayız.
Ancak umutsuzluğa kapılacak, yas tutacak vaktimiz yok. Tuzla’yı şahsi menfaatlere peşkeş çekilen bu karanlık zihniyetten, kapıdan kovup bacadan girmeye çalışan AKP düzeninden bir kez daha kurtarmak hepimizin boynunun borcudur.
Seçmenimize ve vatandaşlarımıza olan bu büyük borcumuzu ödemek için kollarımızı bugünden tezi yok sıvıyoruz.
Teslim olanlara, ilk virajda yoldan sapanlara inat; daha kararlı, daha güçlü ve daha inançlı bir şekilde, yeniden başlıyoruz.
BÜLENT AKKÖSE
Son Yazılar
30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusunu Tuzla’da hep birlikte yaşadık!
31 Ağustos 2026Tuzla’nın iradesine, örgütümüzün emeğine ve yol arkadaşlarımıza yapılan haksızlığa dair kamuoyuna:
1 Ağustos 2026Manisa, Başkanına Veda Etti: Ferdi Zeyrek Gözyaşlarıyla Uğurlandı
10 Haziran 2025Takvim